444 7 888 info@dryalindirik.com
Femur Başı Avasküler Nekroz - Kalça Eklemi - Dr Yalın Dirik

Femur Başı Avasküler Nekroz (Osteonekroz)

Femur Başı Avasküler Nekroz (Osteonekroz) Nedir?

Kemikler, insan vücudundaki diğer dokular gibi canlı ve canlılığını içinde bulunan kan damarı ağlarının getirdiği oksijen ve besinler sayesinde sürdürmektedir. Kemiğin canlı kalmasını sağlayan kan damarlarında ortaya çıkacak bir tıkanma veya travma sonucu kemiğe gelen kan damarlarının hasar görmesi sonucunda damarın beslediği alanların canlılığını kaybetmesi durumuna “Osteonekroz” bir diğer adıyla ‘’ Avasküler Nekroz’’ denilmektedir.

Ne yazık ki osteonekroz geliştikten sonra bu bölgedeki kemik zamanla sağlamlığını ve sertliğini kaybeder ve eklemde geri dönüşü imkansız bozulmalara ve sorunlara yol açar. Bu geri dönüşsüz aşamada eklem düzgün çalışmasını sağlayan şeklini ve kıkırdaklarını kaybeder ve bu durum süreğen ağrı ve hareket kısıtlılığına neden olur. Avasküler nekroz en sık kalça kemiğinde görülmektedir.

Femur başı osteonekrozu, çeşitli risk faktörleri ile ilişkilendirilmiştir. Bunlar içinde kortizon kullanımı, alkolizm ve otoimmün hastalıklar birinci sırayı alır. Ayrıca, kırık/çıkıklar, hamilelik, talasemi, myeloproliferatif hastalıklar, radyoterapi, kemoterapi, organ nakli, trombofili, sigara kullanımı, AIDS, Caisson hastalığı (vurgun) da osteonekroz için risk faktörüdür. Genetik bir yatkınlık olabilmektedir.

Femur Başı Avasküler Nekroz Belirtileri:

Avasküler nekrozun erken dönemlerinde herhangi bir belirti görülmeyebilir. Durum kötüleştikçe özellikle kasık ve uyluk bölgelerinde hafif veya zonklayan bir ağrı hissedilir. İleri aşamalarda dinlenme esnasında bile ağrı hissedilmektedir. Genel belirtiler şu şekildedir;

  • Ağrı nedeniyle sınırlı hareket aralığı.
  • Dize yayılan kasık ağrısı.
  • Kemik ve eklem çökmeye başladıkça artan eklem ağrısı.
  • Etkilenen eklemde veya çevresinde ağrı.
  • Kalça ağrısı veya diz üzerine ağırlık verirken ortaya çıkan ağrı.

Avasküler Nekrozun Risk Faktörleri Nelerdir?

  • Alkol
  • Kortizon kullanımı
  • Travmalar
  • Kan pıhtıları, iltihaplanma, atardamarlarda meydana gelen hasarlar

Avasküler Nekroz Evreleri:

  • Evre 1: Röntgende hiçbir bulgu olmayıp MR’ da yaygın kemik iliği görülmektedir. Kemik iliği ödeminin osteonekroza yani avasküler nekroza dönüşme riski açısından koruyucu bazı tedbirler ve bazı ilaçlarla hasta takip edilmektedir.
  • Evre 2: Bu evrede MR’a ek olarak röntgen görüntülemede bazı bulgular görünür hale gelir. Bunlar kemiğin yoğunluğunda azalma ve bazı ufak kist oluşumlar olarak sayılabilmektedir. Henüz geri dönüşsüz aşamanın işareti olan çökme olmadığından bu hastaların hangilerinde çökme gelişeceğini tahmin etmek ve bunları ameliyat ile tedavi etmek bu evredeki hastalar için çok önemlidir. Kalça koruyucu cerrahi işlemeler tedavi için uygun seçenek haline gelir.
  • Evre 3: Çökme kırığının geliştiği evredir. Genelde ağrının artışıyla birlikte görülür. Hem röntgen hem MR da eklemde gelişen çökme kırığı izlenebilir. Eklemde çökme kırığı oluştuktan sonra kalça koruyucu ameliyatların etkili olabilme şansı çok belirgin olarak azalır. Bu nedenle bu gruptaki hastalar total kalça protezi ameliyatına uygun olarak kabul edilebilmektedir.
  • Evre 4 ve 5: Eklemde çökme kırığının kalça topuzunda düzleşmeye yol açması (yuvarlaklığın kaybolması) ve leğen kemiğine ait eklem yüzeylerinde aşınma ve bozulmanın görüldüğü evrelerdir. Bu evrelerde eklemde şekil bozukluğu kalıcı hale geldiği için kalça koruyucu ameliyatlar fayda sağlamamaktadır.

Avasküler Nekroz Tedavi Yöntemleri:

Avasküler nekrozu tedavisinin temel amacı; kemik veya eklemin daha fazla hasar görmesini engellemektir. Avasküler nekroz tedavisi; yaş, genel sağlık ve tıbbi geçmiş, etkilenen kemiğin yeri, hasarın miktarı ve hastalığın altında yatan nedene dayalı olarak belirlenir. Avasküler nekroz tedavisi ikiye ayrılmaktadır. Bunlar;

  1. Cerrahi Olmayan Tedavi Yöntemi:

Erken dönemde meydana gelen ağrılar, ilaçla tedavileri ile hafifletilebilmektedir. Etkilenen kemiğin üzerine binen ağırlığı ve stresi azaltmak, meydana gelen hasarı yavaşlatabilmektedir. İlaç tedavisi sırasında kemik belli aralıklarla kontrol edilir ve kemik hasarı izlenir. Kemik iyileşmeye başladığında fizik tedavi uygulamaları ile eklemi destekleyen kas grupları güçlendirilebilmektedir. Avasküler nekroz tedavisi ise, hastalığın ilerlemesini durdurmada ve genç hastaların tam kalça protezi ameliyatı olmasını önlemede uygulanan bir tedavi yöntemidir.

Uygulanan tedavilere rağmen hastalık ilerliyorsa ve eklem üzerine ağırlık vermek daha ağrılı olmaya başlarsa, cerrahi tedavi bir seçenek haline gelir.

  1. Cerrahi Tedavi Yöntemi:

Avasküler nekrozun neden olduğu ağrılar, ameliyatsız tedavi yöntemleri ile geçmiyorsa cerrahi tedavi yöntemleri ağrıları geçirmek ve oluşan hasarı gidermek için etkili olmaktadır. Cerrahi tedaviler; hastanın yaşına, kemiğin hasar miktarına ve hastalığın evresine bağlıdır. Hastalığın erken evrelerinde (Aşama 1 ve Aşama 2), daha kısmi bir cerrahi işlem gerçekleştirilebilir. Hastalık sonraki aşamalara (Aşama 3 ve Aşama 4) ulaştığında ise, çoğu durumda tercih edilen tedavi kalça protezi ameliyatıdır.

Kor Dekompresyon Ameliyatı: Kor dekompresyon, erken dönemde avasküler nekrozu tedavi etmek için kullanılan bir tedavidir. Bu işlemde, kalçanın yan bölgesinden açılan küçük bir kesi ile kemiğe ulaşılarak kan akışıyla beslenmeyen bölgenin basıncı azaltılır ve dolaşım probleminin ilerlemesi engellenir.

Kemik Grefti: Dekompresyon işlemi ile vücudun bir başka bölümünden alınan kemik dokusu, hasarlı bölgeye yerleştirilerek bu bölgede yeni kemik oluşumu desteklenir.

Total Kalça Protezi Ameliyatı: Avasküler nekroz, ileri aşamalara (Aşama 3 ve Aşama 4) ulaştığında, çoğu durumda tercih edilen tedavi tam kalça protezi ameliyatıdır. Total kalça protezi ameliyatının amacı, kalça ekleminin hasar görmüş kısımlarını değiştirmek ve kalça ağrısını ortadan kaldırmaktır. Tam kalça protezi ameliyatında, hasarlı kemik ve kıkırdak çıkarılır ve protez bileşenlerle değiştirilir.